Avian Influenza

Avian Influenza

Avian Influenza (Kuş Gribi) Nedir?

Uzm.Vet. Hekim Mücteba BİNİCİ
Dünya Veteriner Tavukçuluk Derneği Türkiye Şubesi
Veteriner Tavukçuluk Derneği Genel Sekreteri

Avian Influenza (Kuş Gribi) Üzerine

Avian Influenza (Kuş gribi) ilk 1878 yılında İtalya’da görülmüş ve o yıllardan bugünlere kadar dünyada güncelliğini hiç yitirmemiş bir hastalıktır. Hastalık 1983 ile 1984 yıllarında Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD) Pennysylvania-Virginia –New Jersey’de H5N2, 1997 yılında Hong Kong’da H5N1, 1999 yılında İtalya’da H7N1, 2003 yılında Hollanda’da H7N7 ve aynı yıl Güney Doğu Asya’da (Tayland,Çin,Vietnam) H5N1, 2004 yılında İngiltere’de H7N3, 2005 yılında Romanya ve Rusya’da H5N1 görülmüştür. Ülkemizde 4 Ekim 2005 günü Tarım ve Köy İşleri Bakanı Sayın Mehdi EKER’in Manyas’ın Kızıksa beldesinde hastalığın çıktığına dair açıklaması ile bu hastalık ülkemiz gündemine girmiştir. Büyük vakalar içinde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) 17 milyon, İtalya 13 milyon,Vietnam 42 milyon ve Tayland 63 milyon kanatlı kaybı ile ön sıralarda yer almaktadır.

Avian Influenza’nın (Kuş gribi) insanlara bulaşması hasta kanatlılar ile yakın temas esnasında virüsün solunum yoluyla alınması ile olmaktadır.

Hastalığın son on beş yirmi gün içerisinde ülkemizde birden bire patlamasının en önemli nedenlerinden birisi küresel ısınma ve göçmen kuşlar ile evcil kanatlılar arasındaki temasın kesilmemesindendir. Küresel ısınma ile birlikte kuşların göç yollarının değiştiği ve göçmen olmayan kuşların da göçmen halini aldığı belirtilmektedir. Bu nedenle her yıl değişik ülkelerde bu hastalık görülmeye başlandı. Ülkemizde hastalığın bir anda patlak vermesi, köy tavukçuluğunun yoğun olarak yapılması, canlı kanatlı pazarlarının yeterince kontrol edilememesi ve insanların tüketim alışkanlıklarından kaynaklanmaktadır.

Kuş gribinin insandan insana geçtiğine dair herhangi bir bulgu bulunmamaktadır. Ülkemizde arka arkaya kuş gribinden ölen üç Koçyiğit kardeşte bulaşmanın hasta kanatlı hayvanla direkt temastan kaynaklandığı ortaya konmuştur.

Ülkemizde maalesef savunma dışında birey ve toplumun refahını sağlayacak adalet, eğitim, sağlık, tarım ve hayvancılık ile ilgili devletin kısa, orta ve uzun vadeli stratejileri bulunmamaktadır. Bugüne kadar meydana gelen olaylar hep günlük palyatif önlemler alınanarak çözülmeye çalışılmış ama hiçbir zaman başarıya ulaşamamıştır. Bu alınacak stratejiler bireyin ve toplumun geleceği ile çok yakından ilgilidir.

Bu hastalık ve diğer hayvan hastalıklarının insanlara geçmemesi neler yapılmalıdır?

1. Hayvanlardan insanlara geçen hastalık sadece Avian Influenza (Kuş gribi) değildir. Kuş gribi dışında tuberküloz, bruselloz, antraks (şarbon), kuduz, kist hidatik ve Toksoplazmozia, değişik hayvanlardan insanlara geçen hastalıklardır. Bu hastalıkların eradikasyonu (yok edilmesi) için Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında koordinasyon sağlayacak bir kurum oluşturulmalıdır. Bu kurum, zoonoz (hayvanlardan insanlara geçen hastalıklar) hastalıkların eradikasyonunu sağlayacak stratejiler oluşturmalıdır. Stratejileri uygulama aşamasında İç İşleri Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı mutlaka bulunmalıdır.

2. 1985 yılında reorganizasyon adı altında Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı yeniden yapılandırılmıştır. Bu reorganizasyon ile Veteriner Hekimler tasfiye edilmiş, uzmanlık kurumu kaldırılmış, enstitüler zayıflatılmış ya da kapatılmıştır. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı içerisinde Veteriner Hekimler yeniden yapılandırılmalı, güçlendirilmeli kısaca Avrupa Birliği normlarına getirilmelidir. Laboratuvarlar alet ve ekipman bakımından güçlendirilmelidir.

3. Kentlerde ve ilçelerdeki tüm kanatlı hayvan pazarları kapatılmalı, büyükbaş hayvan pazarları kontrol edilmelidir. Ayrıca köylerde yumurta üretimi ve et için beslenen tavuklar itlaf edilmelidir. Bu konuda popülist politikalar izlenmemeli, taviz verilmemelidir.

4. Kentler arasındaki hayvan hareketleri kesinlikle önlenmelidir. Maalesef unutkan bir toplumuz. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Manyas’ta Avian Influenza çıktığında başarı ile olayı değerlendirmiş ve kısa sürede olayı aldığı önlemlerle söndürmüştür. Manyas’taki başarı ile söndürülen bu hastalık sonrası önlemler daha da artacağına maalesef hemen gevşeme olmuştur. Burada Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı yanında vatandaşlara da büyük sorumluluk düşmektedir.

5. Hastalık ile mücadele için ya TBMM’den yasa ile bir bütçe ya da hükümet fonlarından para ayrılmalıdır. Bilinmedir ki, 2003 yılında Hollanda Avian Influenza için 500 milyon Euro, İtalya ise 450 milyon Euro harcamıştır.

6. Ülkemiz kuş gribine karşı bundan sonra sürekli kriz politikaları izlemek zorundadır. Çünkü hastalık turizm, ihracat ve hayvancılık sektörünü direkt ilgilendirmekte ve bu sektörlerde önemli ekonomik kayıplara neden olmaktadır.

7. Göl ve sulak alanların etraflarında bulunan kümesler ile açık hindi v.s besiciliği kesinlikle yasaklanmalıdır.

Unutulmamalıdır ki, toplumların geleceği günlük politikalarla hiçbir zaman çözülememiştir. Ülkemiz, toplum refahını ilgilendiren konularda kısa, orta ve uzun vadeli stratejiler oluşturmak zorundadır. Bu bizden sonra kalacak kuşaklara karşı bir sorumluluğumuzdur.

Kuş Gribi Türkiye ile ilgili bilmek istedikleriniz.

  • Paylaş